Yücel Hacaloğlu’na
(ATSIZ’dan Mektuplar)

-1-

Azizim Hacaloğlu,

Bahsettiğin sıcaklar üç gün öncesine kadar burada da vardı. Bir gece şimşekler çaktı yağmur yağdı. Ben ömrümde böyle şimşek görmedim. Biri bitmeden biri başladığı için ortalık daima aydınlıktı. Kahraman Elen milletinin asil havacıları İstanbul’a bir hava hücumu yapsalardı karartmaya rağmen aydınlık olan şehri yerle bir ederlerdi ama insani düşüncelerinden dolayı yapmadılar.

Kıbrıs işi başarıyla bitti ama beni tatmin etmedi. Tabii, bunu, hukuki şartları ve durumu bilmeden söylüyorum. Zannedersem Ada’ya çıkan kuvvet az. Kissinger, gazetecilerle yaptığı konuşma Ada’da 6000 Türk olduğunu söyledi. Rumlara göre çok az olduğu ve Girne bölgesi çok sarp olduğu için üç günde bu kadarı az şey değildir. Bir de dışardan ne gibi baskılar ve tehditler yapıldığını bilmiyoruz. Bununla Ecevit’in itibarı arttı diyorlarsa da işi asıl yapan ordudur ve Ecevit ister istemez orduya uymak mecburiyetinde kalmıştır.

Erbakan’ın ‘Adanın doğusu Türk bölgesi olacaktır’ demesi de mühim. Demek ki taksime karar verildi. Doğusu alınacak. Batısı Rumlara (=Yunanlılara) bırakılacak. Arada da tarafsız bir bölge bulunacak. Bunu başarabilirlerse zafer sayılabilir. Fakat müzakerelerin uzayıp birkaç kere kesileceği ve arada yine savaşlar olması kuvvetle muhtemel. Bakalım neler göreceğiz.

Komünist yazarlar bu birlik günlerinde bile hala mel’anetlerini yapıyorlar. İstanbul’da da ‘Bağımsız Kıbrıs’ diye beyannameler dağıtılmış. Artık aynı tekerlemeleri dinlemekten gına geldi.

Dün akşamki radyo ‘Bin Temel Eser’in yeniden basılacağını bildirip yönetim kurulunu saydı. Çoğu solaklar. Yalnız aralarında Erol Güngör’ün de bulunması biraz ferah verici ama tek oyla ve belki bir iki yardımcıyla Erol ne yapabilir? Öfkeye kapılıp kalp krizi geçirmesinden korkarım.

Terken Bebeğin Uygurca konuşmaya başlamasına bayıldım. Merak etmeyin yakında o Uygurcayı Oğuzcaya çevirir, derdini anlatır. Bizim Yağmur önce Moğolca konuşmaya başlamıştı. Boyuna ‘gu’ diyordu ki Moğolca ‘iyi’ demektir. Galiba hayatı iyi görüyordu. Büyüyünce aklı başına geldi.
Sağlıksal durumum fena değil.

Selam ve sağlık dileklerimle son veriyorum. Terken Hatun’a hürmetler. Bebek Hanımın yanaklarından öperim.

Tanrı Türk’ü Korusun.

24 Temmuz 1974


göktürkçe kitap

Göktürk Yazısı ve Orhun Türkçesi
adlı kitabımız çıktı!

Dersleriniz için öğretici bir kaynak ve Göktürkçeyi kolaylıkla öğrenmenizi sağlayacak yararlı bir el kitabı olarak hazırlanan kitabımız hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak ve kitabı satın alabileceğiniz bağlantıları görmek için buraya tıklayın!

Yazı Ayrıntıları